SEYİR DEFTERİ

  • 14 Temmuz 2016 Perşembe
    Babacığım

     

    Şanslı insanmışım adam gibi babam olduğu için. Neler öğretmiş? Nasıl eğitim, vermiş, bazen iki cümle arasına saklanmış bir espri ile , bazen kaş göz işareti , veya bir bakışı ile beni doğru yola sokuverirdi. Şimdi yıllar sonra kıymetini daha iyi anlıyorum. Çok özlüyorum..

     

    Brüksel’de okulun birinci yılında çakmıştım, alışma, lisan problemi .. fazla bir şey söylemedi, bende yazın Türkiye’ye çok az kalıp, Brüksel’e dönüp bulduğum bir işte çalışmıştım. 

     

    Birinci yılı ikinci kez okurken, akıllanmıştım ama okul , sınıf geçme sistemini değiştirmiş, ortalaması yüzde 70 i tutmayanlara ikinci sınıfa geçme hakkı vermeyeceklerini açıklamıştı. Biz 4,5 tan 5 ile geçmeye alışmıştık. Netice de yine 7 dersten çakmıştım, yeniden sınava girip en aşağı ortalama yüzde 70 tutturmam gerekiyordu. Yazın Türkiye’ye geldim, babama durumu anlattım. Sakin, sakin dinledi, ve “ ben senin Belçika ya okumak için değil, gezmek için gittiğini biliyordum,  Türkiye ye dön “ dedi ve kalktı gitti.

     

    Belçika ya giderken sınav kazanmıştım, devlet yardımcı oluyordu ama, babam albay emekli maaşının tamamını bana gönderiyordu, çok iyi hatırlıyorum. Bir keresinde maaş zarfını olduğu gibi bana vermiş, “ git merkez bankasından kendine döviz al “demişti. Hakkım olan öğrenci dövizini aldığımda, zarfın içinde  bir yemek parası bile kalmamıştı. Albay emekli maaşı 1500 Tl civarı  idi karşılığı 6895 Belçika frangıydı. Kendisi annemden aldığı harçlıkla, yeniden çalışarak hayatını sürdürdü, hiç yakınmadı, konuşmadı. Fedakarlığının karşılığında ben işi serseriliğe vurma eğiliminde idim.

    Bu konuşmanın ertesi günü Belçika’ya döndüm, ve sınavlara hazırlanmaya başladım, okuldan iki hocama rast geldim, okul kapalı idi, durumu anlattım, ikisi birden ( biri İngilizce biri ekonomi öğretmeni) evlerine gelmemi ve beni sınavlara hazırlayacaklarını söylediler. Gittim dediklerini yaptım, gece gündüz çalıştım, bu iki öğretmen sayesinde, yüzde 70 in üzerinde ortalama tutturup geçtim. Bana yardım eden hocalarda benim kadar sevindiler.Ondan sonraki yıllarda hep ilk dönemde sınıfımı geçtim ve okulu “ distinction” yani iftiharla bitirdim. Babama telefon edip geçtiğimin müjdesini verince, bu seferde “ben zaten başaracağını biliyordum” dedi.

     

    Coğrafya öğretmeni olan babam , üniversiteye giriş sorularını hazırlardı, benim sınava gireceğim sene , dilekçe verdi, oğlumun gireceği sınavda benim soruları hazırlamam doğru değildir dedi. Devletin verdiği çok az olan , ama o zaman kıymetli olan bir gelirden oldu.

     

    Babam dan Coğrafya nın dışında dürüst olmanın bir nitelik , bir kalite olmadığını, zaten dürüst olmanın normal olduğunu öğrendim. 

     

    Babacığım tam zamanında 2002 yılında bu rezillikleri görmeden vefat ettiği  

     

    Çok sevdiğim, bana ,babam kadar yakın olan, yine esprileri ve müthiş zekası ile bana doğru yolu gösteren, Sadun Boro’yu anmadan geçemeyeceğim. 

     

    Ne mutlu ne şanslı insanım, her güne başlarken yaşadığım hayat için Allaha şükür ederken , babamı ve Sadun Boro’yu saygı ve sevgi ile anıyorum.

     

    Babam, Sadun Boro benim için kıymetli bir dayanak noktası idi, eksiklileri çok büyük bir boşluk.

     



    Geri Dön

İmzalı Kitap Satışı


Sponsorlar