BİRİNCİ DÜNYA TURU

  • Limanlar Kızıldeniz ve Yeniden Akdeniz
    Biz Sudan sınırından sonra ve Marsa al Alam'da durup, ardından Hurghada'ye hadisesiz bir yolculuğun ardından geldik ve sonunda haritada Al Ghardagah diye gösterilen yere vardık. Hurghada'da şehrin hemen yanında daha yeni açılmış bir marinaya bağlandık. Buradan Kahire'deki meşhur müze, sfenks ve piramitleri görmeye girtik. Buralar hakkında yazılıp çizilen o kadar şeye rağmen, benim dikkatimi sadece şehrin pisliği ve Nil'in leş kokusu çekti. Dilenciler, tacizciler ve dolandırıcılar diyarı Mısır'dan ayrıldığım için çok mutluydum...

    Dönüş yolunda ise İsrail'e uğramak yolculuk planımızda olmamasına rağmen, fırtına sebebiyle Ashkelon Marina'ya gitmemiz gerekti. Bu esnada, savaş halinde olan ülkelerin yakınından geçtiğimizi fark etmememiz mümkün değildi. Yolda defalarca tekne içindeki yolcularla ilgili sorulara cevap verdikten sonra devam iznini alıp ilerliyor, yarım saat sonra yine durduruluyor ve yine aynı sorularla karşılaşıyorduk.



    • Anouk'un 28 metre yüksekliğindeki direğinin tepesinden marinanın fotoğrafı.


    İSRAİL
    • Arkada deniz seviyesinden aşağıda Lut Gölü. Burası o kadar tuzlu ki insan batmıyor.


    Sabah olunca Atina Üniversitesi'nin, İsrail'in ve Poseidon'un hava raporlarına bakıp, oldukça zor görünen şartlara rağmen Türkiye'ye doğru yola çıkmaya karar veriyoruz. Marina müdürü çıkmamamızı, rüzgârın Kıbrıs açıklarında sertleşeceğini söylüyor; ama vatan, bizi bir mıknatıs gibi çekiyor. Yol üzerinde, Güney Kıbrıs'ta durmamız yasak, zaten durmak niyetinde de değiliz.

    Arkadaşlarımın bir kısmı beni Girit Adası'nda beklerken, diğer kısmı da Göcek'te bekliyor; bu yüzden bazıları çok şaşıracak ama benim yolum Göcek'te bitecek. Kıbrıs açıklarında bizim Sahil Güvenlik'i dinliyorum. Hava durumunu sorduğumda, havanın yelkenli seyrine müsait olmadığını ve derhal en yakın limana girmemizi tavsiye ediyorlar. Nereden bilebilirler ki Göcek'teki rakı sofrasının bizi beklediğini?





İmzalı Kitap Satışı


Sponsorlar